seydi murat koç
  • YERDEN YÜKSEK
  • Art Basel, 14-17 Haziran arası tüm dünyadan sanat profesyonellerini buluşturan prestijli bir sanat fuarı. Çağdaş sanatta trendlerin ne olduğunu görmek isteyenler için iyi bir adres. Türkiye’den de pek çok sanat profesyoneli izleyici olarak bu fuarda yer alacak ancak bir de fuara bağlı Solo Project olarak adlandırılan ek organizasyonda Türkiye’den iki galeri dört sanatçısıyla katılıyor. Bunlardan biri Çağla Cabaoğlu Galeri. Yerden Yüksek isimli serisiyle genç sanatçı Seydi Murat Koç Çağla Cabaoğlu galerinin temsil ettiği gençlerden. Seydi Murat Koç, son yıllarda bir biri ardına kazandığı ödüller ve sergilemeler ile yükselen bir grafik çizmekte. Genç sanatçı Teğet serisi ile yeni bir konsept ve kompozisyon düzeni ile işlerini güncelledi ve yeni serisi Yerden Yüksek’te etkili bir alt yapı geliştirmiş oldu. Yerden Yüksek, Teğet serisinin bir uzantısı ya da varyasyonu olarak gelişti. Bu da daha güçlü bir ifade biçiminin oluşmasına olanak sağladı. Sanatçı, Teğet serisinde kent ve kenti var eden yapılar arasındaki patetik ilişkileri irdeledi. Yerden Yüksek’te ise kent ve kenti var eden yapılar arasındaki söz konusu hastalıklı ilişkilere doğrudan yerleştirdiği insan figürü ile farklı bir boyut kazandırdı. Yerden Yüksek’te Tadao Ando, Frank Gery, Renzo Piano, Zaha Hadid gibi ünlü mimarların yapıları üzerine yerleştirilmiş figürler iktidar, dokunulmazlık gibi kavramlara göndermeleri olan bir kurguya aracılık eder. Buradaki iktidar insanın kendi eliyle kurup sonradan bozduğu bir yapıyı sorgulamaktadır. Bu dönüşüm içinde var olan diğer sorunsal ise geçiciliktir. Tüm dünyadan markalaşmış isimlerin yapıları ile kent düzenini ve yeni dokuyu yüceltirken yani yapılar kendi iktidarını kurarken sanatçı bir yandan da binaların tepesine yerleştirdiği kanatlı, genç kadın figürleri ve canlı, parlayan hatta patlayan renkleriyle kompozisyonu sıradanlaştırır. Kısaca resmi pop bir atmosfere sokar. Sanatçının resminde bilinçli olarak yakaladığı pop atmosfer geçicilik, sıradanlaşma, tüketme gibi bilindik kavramları içermek için vardır. Sanatçı üretimlerinde sorunsallaştırdığı kavramları, çağın önerdiği üretim teknikleriyle yapmayı tercih eder. Sanatçı interneti bu konudaki en büyük kaynağı olarak görür. Dijital kurgulama/modelleme ile ön bir üretim aşamasına işaret eder. Çoğaltılabilen, montajlanan ve yeniden değerlendirilen/yorumlanabilen kurgulamalar yapar ve bunları modeller. Örneğin Tadao Ando’nun bir yapısını İstanbul kentinde bir füzenin altında görebilme imkânı bulabilirsiniz ya da AKM binası üstünde bir Amerikan uçağı ve/veya kente inen yusufçukları ayni karede görebilirsiniz. Sanatçı, mikslemeyi yeni gerçeklik kavramı içinde alternatif bir var olma bicimi olarak görür ve kompozisyonlarını bu yolla gerçekleştirir. Var olanları ortaya koyan, soran ama cevap vermeyen çalışmalar, kısaca kent dönüşümünde yaşanan “kaos”u anlatır. Sanatçı kullandığı referanslar ile mikro ölçekte yola çıktığı sorunlara güncel olaylar/yapılar üzerinden yakaladığı referanslar ile makro ölçeğe taşır. Örneğin, tüm dünyanın tarihi, politik ve ekonomik anlamda seyrini değiştiren 11 Eylül saldırısı Teğet serisinde sıklıkla kullandığı referanslardan biriydi. Yerden Yüksek isimli seride ise yapıların ortasına yerleştirilen antik yunan heykelleri, yapıların üzerine oturan kanatlı genç kız modelleri ya da 11 Eylül saldırısını akla getiren füze inişleri sayılabilir. Bu referanslar kavramları aktaran ve izleyici ile kompozisyon arasındaki ilişkiyi sağlayan detaylardır… Kısaca, Teğet ve Yerden Yüksek serileri pop art ile beslenen ancak yeni kavramsal (neo conceptualism) sanatla daha yakin ilişkili bir realizme işaret eder. Bugünkü gerçekçi üsluba alternatif yaklaşımlar arasında örneklendirilebilir. İşlerin bir kısmı Haziran ayı boyunca Plato Sanat’da Gerçekçilik Şimdi isimli sergide görülebilir ayrıca diğer tüm seri 14-17 Haziran arasında Basel Solo Project’de Cagla Cabaoğlu galerinin standında yer alacak. Sevil Dolmacı