seydi murat koç
  • kurban
  • Toplumsal gerçekçi bir çizgi içine yerleştirilebilecek açılımları üzerinde barındıran bir anlamsal derinliğe sahip ‘kurban’ serisi resimleri. Bu bir sanatçının yaşadığı toplumsal gerçekliğe tanıklığı, şaşkınlığı; onunla kurduğu plastik ilişki, bu plastik ilişkinin kendini anlam arayışına da götüren düşünsel derinliği ve boyutu olarak da bakılabilir bu seri çalışmalarına. Kendine özgü dinginliği içinde, oturmuş bir dil arayışını da sürdüren sanatçı, yapageldiği çalışmalar boyutunda aslında ne kadar avantajlı olduğunu da biliyor. Çünkü her kompozisyonu ve resim gerçekliği, alçakgönüllülüğünün yetkin fırçası olarak ortaya çıkıyor sanatçının. Gerek toplumsal katılım, gözlem, kültür ve gerekse her şeye karşı yoğun bireysel duyarlılık geliştirme; ikilem, anlama çabası ve yoğun bir gönül verilmiş sanat uğraşı, onun resmini görsel olduğu kadar tinsel de olabilen boyuta yükseltiyor. Bu statik kurgusal yapı, renklerin bu durgun, oturmuş yapıya boyun eğmesi ve dizginlenmiş bir kimlik noktasında, adeta bir ‘kurban’ metaforuna koşut kendini gerçekleştirmesi; aslında sanatçının özgün yönünü ve başarısını ortaya koymuyor mu? Kurban serisi, bir hicvi, ironiyi de ortaya koyarak çoğalıyor; tuval mekanı bir düzen fikri boyutunda gelişirken, aynı zamanda sanatçının yaratıcı iç cevherini de kuşanarak izleyiciyi sarıyor. Renk-biçim diyaloğunu, anlam katsayısı içinde değerlendiren, bu toplumsal gönderimli seri çalışmaları; sanatçının hiç de içine kapanık, dünyadan kopuk bir gerçeklik havuzunda yüzmediğinin de kanıtı olması bakımından önemli. Önemli olan bir nokta da; her ne olursa olsun onu plastik varoluşu önemseyerek gerçekleştiriyor olması..