seydi murat koç
  • tİvgg
  • Onun hayatında tabu’lar da bir gerçeklik oluşturuyor; giderek bu tabu kimliği ve açılımı; hayatın içindeki realite olarak duran varlığı, sanatçıyı, sanatı etkileme gücü; sonunda onun resimsel serüveni içinde bir yer işgal ediyor. Sanatçı sürekli değişim yanlısı değil; ama doğru bildiği estetiği bireysel-toplumsal değer ve dönüşüm noktasında ele alıp değerlendirmek istiyor; bunu hiç değilse denemek istiyor ve giderek de bütün bir yaşam ve birey olma durumunu estetik kapsamına alırken, üslup bütünlüğünü geliştirmek, onu alabildiğine korumak istiyor. Varoluşu olduğu kadar sanatsal heyecanı da korumak, ancak denemeyle orantılıdır. Genç veya usta, hangi sanat kriterinde ve aşamasında olursa olsun insan, bir deneme-yanılma ritminde kurgular sanatını. Bir ileriye atılım, öncekini dışlama değil, ancak vazgeçilebilir olduğunu ona hatırlatma şeklinde işler. Çünkü sanatta vazgeçme, kurtulma yoktur; sürekli bir devamlılık üzerine kendisini var eder sanat. Genç sanatçı da bir önceki serisinde olduğu gibi, tabularda da aykırı ve tamamen farklı bir şey yapmıyor aslında. Kendi ben’i, bireysel var oluşu ve yaşam süreciyle çakışan, zıtlaşan, bütünleşen ve ayrışan noktaları bir bütünün parçaları olarak ele alıyor; kendi estetik hikayesini hem böylelikle zenginleştirmiş ve yeni alanlar kendine yaratmış oluyor, hem de merkezini kendi egosunun, ben’liğinin teşkil ettiği ve de plastik arayışa da kendini sürükleyen yapılar geliştiriyor. Plastik yapılar; bazen geometrik bir düzen fikri boyutunda, içi işlenmiş, harmanlanmış ve sabırla kotarılmış noktada oluşup gelişiyor onda; bazen spontan, anlık, birden ve tüm değişim değerlerini içinde barındırarak; çok renkçi ve lirik bir boyutta oluşup, ortaya çıkıyor. Tabu’lar, sıcak soğuk ton değerlerinin iyi gözetildiği ve geometrik çatı içinde kategorize edildiği, dahası biçim ve içeriğin görsel dil alanında beceri düzlemi üst noktada harmanlanarak da kurgulandığı çalışmalar olarak karşımıza çıkıyor.
    © Ümit Gezgin